ÖzgeCan Aslan Kimdir ?

ÖZGECAN ASLAN KİMDİR?

Çağ Üniversitesi öğrencisi Özgecan Aslan, bundan tam 4 yıl önce, Tarsus ilçesindeki okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice katledildi. Kızlarının Mersin’deki eve dönmemesi üzerine polise başvuran Aslan ailesi, iki gün sonra aldıkları haberle yıkıldı.

Özgecan’ın cesedi, 13 Şubat 2015 tarihinde Tarsus-Ankara karayolu Çamalan köyündeki Cin Deresi’nde yanmış halde bulundu. Evine dönmek için bindiği minibüste tecavüze uğrayan ve hunharca katledilen 19 yaşındaki Özgecan’ın davası, sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya mal oldu.

Kadına şiddetin simgesi haline gelen Özgecan, tüm kadın örgütlerini harekete geçirirken, katilleri olan 3 sanığa verilen indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla da benzer davalarda emsal oldu.Sanıklar Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe hakkında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, ayrıca tecavüz ve diğer suçlardan da minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken’e 27, arkadaşı Fatih Gökçe’ye 24 yıl hapis cezası verildi.

ÖZGECAN CİNAYETİ NASIL OLMUŞTU?

Özgecan Aslan, Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015’te bindiği minibüste tecavüz girişimine direndiği için vahşice katledilmişti. Aslan’ın yanmış bedeni 13 Şubat 2015 günü suçu beraberindeki iki kişiyle işlediğini itiraf eden zanlının jandarma ekiplerini olay yerine götürmesi ile bulunmuştu.

Özgecan Aslan’ı öldür Ahmet Suphi Altındöken, Necmettin Altındöken ile Fatih Gökçe, Tarsus 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Aralık’ta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ayrıca tecavüz ve diğer suçlardan da minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken’e 27, arkadaşı Fatih Gökçe’ye 24 yıl hapis cezası verilmişti.

Özgecan Aslan cinayetinin ortaya çıkması Türkiye çapında olayın ortaya çıktığı gün ve takip eden günlerde öfkeye ve gösterilere yol açmış, binlerce kadın, cinayeti ve kadına şiddeti protesto etmişti.

ÖZGECAN ASLAN’IN HAYATI FİLM OLDU

Tarsus’ta 11 Şubat 2105 akşamı Mersin’deki evine dönmek için bindiği midibüsün sürücüsü Suphi Altındöken tarafından cinsel tacize uğrayan, daha sonra Suphi Altındöken’in babası Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe’nin de yardımıyla vahşice öldürülerek yakılan 20 yaşındaki Özgecan, sinema filmiyle ölümsüzleşecek.

4 farklı ülkede kadına şiddeti anlatan ‘Faint Sound’ belgesel filminin çekimleri tamamlandı. Found Sound belgeseli, Almanya, Rusya, İngiltere ve Türkiye’de dört farklı kadının erkek şiddetiyle öldürülmesini anlatıyor. Almanya’dan Maria P’nin, İngiltere’de Palmira Silva’nın, Rusya’dan Tamara Samsonova’nın hayatından esinlenilen belgeselde, Türkiye’den ise 2015 yılında Mersin’de bindiği minibüste vahşice öldürülen Özgecan Aslan’ın hayatı konu ediliyor.

“ZAMAN GEÇTİKÇE ACIMIZ KATMERLENİYOR”

Özgecan’ın babası Mehmet Aslan, 4 yıldır yaşadıkları acıyı anlattı. “Dile kolay 4 yıl geçmiş. Her günü o acının, o ıstırabın, o kötü günün acısı katlanarak geçti” diyen Baba Aslan, Özgecan’ı düşünmediği tek bir an bile olmadığını söyledi. Sürekli ‘ya sabır, ya sabır’ dediğini ifade eden Aslan, “Ben de eşim de ilaç desteğiyle ayakta duruyoruz.

Zaman her şeyin ilacı derler fakat bu süreçte zaman geçtikçe bu acı katmerleniyor. Onun yokluğu, hayat malum devam ediyor fakat bu hayatın içerisinde gülmeyi unuttuk. Çevrede gülen insanları gördüğüm zaman da hep buruk bir acı aklıma geliyor. Kolay değil, kolay olmadı” diye konuştu.Özgecan’ın katledilmesinden sonra da kadına şiddetin durmadığını ve öldürülen kadınların binleri geçtiğini vurgulayan Aslan, “Bu şiddete uğrayan bütün kadınlara, bütün kızlara da Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

“ONUN ÖLMESİ İYİ OLDU”

Özgecan’ın katili Suphi Altındöken’in, Nisan 2016’da cezaevinde silahla vurularak öldürülmesini ‘iyi oldu’ ifadesiyle değerlendiren Baba Aslan, “O zaman da söylemiştim ne seviniyorum ne üzülüyorum diye. Özge’min bu haksız menfur saldırıya uğramasından sonra duygularımız da öldü.Ben hiçbir şey hissetmemiştim. Ama onun ölmesi iyi oldu. Fakat öbür ikisi içeride hala devlet tarafından besleniyor. Duygularımı şu anda ifade etmekte zorlanıyorum. Kelimeleri seçerek konuşmaya çalışıyorum. Çünkü bu acı bu şiddet adeta yapan kişinin aklı yok mu diyeceğiz şimdi. Yapan kişi de resmen intihar ediyor.

Nelerin başına geleceğini de biliyor ama o anda artık aklı mı devreden çıkıyor yoksa bunu yapmasının başka sebepleri mi var, bunların devlet tarafından geniş tabanlı bir şura oluşturup, farklı disiplinlerdeki bilim insanlarının, sosyologların, psikologların, tıp adamlarının bir araya gelip bu sorunun teşhis edilmesi gerekiyor.

En ağırlaştırılmış bir yasa bile gelse çözüm değil. Çözüme ulaştırmıyor. Onun için devletin bu konuyla ilgili farklı disiplinlerdeki kişileri bir an önce bir araya getirip bir şura oluşturması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Bir kızı bir oğlu daha olduğunu belirten Aslan, onlar için ayakta durmaya çalıştıklarını dile getirerek, şunları söyledi: “Melekler ölmesin diyorum ben hep. Bir meleğim daha var, bir oğlum daha var.Onlar, gerek eşim gerek ben; bizi bitkin, yorgun, bitmiş bir vaziyette, hayata küsmüş bir vaziyette görmesinler diye ayakta durmaya çalışıyoruz. Çünkü onlar bizden destek alacaklar. Başka da bir çaremiz yok.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir