Enver Paşa Kimdir ?

kimolaki.com

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında etkin olan Osmanlı askeri ve siyasetçisi. 3. Ordu ve Kafkas İslam Ordusu komutanı

Harbiye Nazırı

Hayatı

Enver Paşa, doğum adıyla İsmail Enver 22 Kasım 1881 yılında İstanbul Divanyolu’nda doğmuştur. Babası inşaat teknisyeni Hacı Ahmet Paşa, annesi Ayşe Dilara Hanım’dır. Soyu Gagavuz Türklerine dayanmaktadır. Ailenin en büyük çocuğudur.

Eğitim

Henüz küçük yaşta 1889 yılında  Manastır Askeri Rüştiyesi’ne katıldı. Oradam 1893 yılında mezun oldu. Daha sonra Manastır Askerî İdadisine giriş yaptı.1896 yılında 6. sıradan mezun oldu. Harp okuluna geçti ve oradan da 1899 yılında 4.sıradan mezun olarak piyade teğmen olarak atandı. Harp Okulunda okurken tutuklandı ve Yıldız Mahkemelerinde yargılanarak serbest bırakıldı.  Harp Akademisini 2. olarak bitirdi ve 23 Kasım 1902’de Kurmay Yüzbaşı olarak Üçüncü Ordu’nun emrinde Manastır 13. Topçu Alayı 1. Bölüğü’ne verildi.

Trablusgarp Savaşı

İtalyanlara karşı gerilla savaşı yürütmek maksadıyla 22 Ekim 1911 yılında Mustafa Kemal Paşa , Binbaşı Fethi Okyar Bey gibi isimlerle bölgeye gitti.  Bingazi ve Derne’deki kuvvetlerin başına geçti. Yaklaşık 20 bin kişiyi örgütleyerek yerel halkında desteğiyle  Osmanlı direnişi çok kuvvetli olmuş Enver, Mustafa Kemal ve Neşet gibi komutanların yönettiği ordular, sayıca çok üstün olan İtalyan kuvvetlerine karşı kahramanca savaşmışlardır. Enver Paşa, İtalyan kuvvetlerine karşı verdiği başarılı mücadele nedeniyle 1912’de yarbaylığa yükseldi.

Sarıkamış Harekatı

1914 Kasım ayında

Azap ve Köprüköy’e saldıran Ruslar, 3.Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa tarafından mağlup edilip dağıtılmıştır. Hasan İzzet Paşa dağılmış Rus ordusunu yakalamak yerine orduyu 15 kilometre geri çekmiştir.

Dağıtılmış olan Rus ordusunu yok edip Bakü Petrollerine ulaşmak harekâtın amaçlarından biridir. Ayrıca 1877’deki 93 Harbi,  Batum savaş tazminatı olarak Rusya’ya verilmiş, Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin de Berlin Antlaşması ile Rusya’ya bırakılmıştı. Bu yurt topraklarını geri almak amacıyla, 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, 19 Aralık tarihinde “Sarıkamış Harekâtı” planlarını kurmaylarına sundu. Osmanlı ve Alman kurmay heyeti planı kabul etmiştir.

Tamamen karlarla kaplı, çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide o günün koşulları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu harekât çok riskli idi. Özellikle 10’uncu Kolordu birlikleri, Allahuekber Dağları’nı aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar gerekse mevcut silahlar yönünden çok zayiat vermiştir.

Yenilginin sorumlusu hâlen tartışılmaktadır. Enver Paşa‘nın Torunu Osman Mayatepek, Harekâtı şu şekilde değerlenmektedir:

Şayet komutanlar Enver Paşa’nın emirlerini yerine getirseydi Sarıkamış zaferle biterdi. 10.Kolordu Hafız Hakkı Bey komutasında Bardız’a gitmesi gerekirken, Rus birliklerinin peşine takılıp Koşur istikametine yöneldi (30. ve 31.Tümenler). Yalnız 32.Tümen Bardız’a ilerledi. Bu hata Hafız Hakkı’nın, “zafer kazanma” ihtirası ile yolu 75 kilometre uzattığı yetmezmiş gibi, Allahuekber Dağlarını geçmeye mecbur kalmış; fırtına ve tipiye yakalanıp çok büyük zayiat vermiştir ve zamanında Sarıkamış’a intikal etmemiştir. 9.Kolordu ise 3.Ordu ile 24 Aralık’ta Bardız’da birleşir. Cephe arasındaki Rus birliklerine taarruz etmek için Kötek yönüne gidip ve Rus ihtiyat kuvvetleriyle taarruz edip Sarıkamış’a iltihak etmesi gerekiyordu. Maalesef yine evdeki hesap çarşıya uymamıştır. Bu sapmanın başlıca sebebi Hafız Hakkı Paşa’nın (10.Kolordu) 25 Aralık tarihinde Sarıkamış’ta olacağı varsayımı tamamen ile Enver Paşa‘nın 10.Kolordu yalnız kalmasın diye yönünü Kötek’ten, Sarıkamış’a çevirmesi olmuştur. Netice olarak 10.Kolordu büyük zayiatla bitkin bir şekilde ancak 29 Aralık’ta Sarıkamış’a gelebilmiştir.

Enver Paşa ve Türkçülük

Rusya’nın Kafkas savaşının hemen arkasından Tebriz’i işgal etmesiyle, bir süre için askıya alınan dar anlamda Pan-Türkizm esas anlamında Turan ülküsü yeniden canlandı. Üstelik bu sefer halktan da büyük bir destek buldu. Buna bağlı olarak Tebriz, Türk gönüllülerince savunulmaya çalışıldı.
Artık Enver Paşa, Dış Türklerin manevi lideri ve yetkili kurtarıcısı konumundadır. Dünya Türklüğü Paşa’ya mektuplar göndermekte ve kendisinden haklarının geri alınmasını istemektedirler. 1917 yılında patlak veren Bolşevik İhtilali, Pan-Türkizm emellerine davetiye çıkartacak ve Enver Paşa’ya bir kez daha mücadelenin yolu görünecektir. Kendisine, zamana göre en malik Türk cumhuriyeti olan Azerbaycan’ı üs olarak seçen Paşa, Turan Orduları Başkumandanı adı altında yardım toplamaya müktedir olmuştu. Yeniden kurduğu 28.000 kişilik Kurtuluş Ordusu’nun başına kardeşi Nuri Paşa’yı getirdi. İlk olarak silahlanma tamamlanacak, daha sonra ise başkent Bakü kızılların zulümden kurtarılacaktı.

Enver Paşa, bu kez planlarını iyi yapıyor zamanlama hatası yapmamak ve hissi davranmamak için Kafkaslar’a gitmeyerek, tasarılarını İstanbul’da hazırlamaya özen göstermiştir.

Enver Paşa, Bakü’yü dört, altı hafta içinde, Kafkasya’yı ise iki yıl zarfında ele geçirmeyi hesaplıyordu. Ayrıca bütün Kafkas Hinterlandını ele geçirme tasarıları kuruyordu. Denebilir ki tarihin en cüretkar Turan çıkarmasını düşünüyordu.

Ancak tam bütün hazırlıklar tamamlanıp iş Bakü’nün alınmasına geldiğinde, Enver Paşa büyük bir sürprizle karşılaştı. Alman İmparatorluğu, Bakü petrol rezervlerinin İngiltere’nin eline geçmemesi için Rusya ile anlaşma yapmış ve Türklere ihanet etmişti.

Ölümü

Kızıl Ordu komutanı Yarkov Arkadiyeviç Melkumov, izini sürdüğü Enver Paşa’nın Pamir Dağı eteklerinde olduğu bilgisini aldı.Atlı süvari, toplar ve mitralyözlerden oluşan bir birlikle harekete geçti. Ermeni asıllı komutan Çeğen yöresine vardı.

Enver Paşa, karargâhın küçük bir odasında inzivaya çekilmiş, dinleniyordu. Yarkov topçu birliklerine ateş emri verdi. Enver Paşa yatağından fırlayarak uyandı. Kılıcını kınından çekerek kapıdan atıldı. Enver Paşa dışarıya çıktığında korkunç bir manzarayla karşılaştı, kendisine bağlı bir avuç adamı cehennem gibi yağan topların arasında kalmıştı. Düşman dört bir tarafı kuşatmış ve başlattığı saldırıda esir almıyordu. Teslim ol çağrısı dahi yapılmayan bu operasyon bir imha hatta intikam harekâtıydı. 

Enver Paşa kendisini uzun süredir bu ana hazırlıyordu. Elinde bir kılıç yalın ayak düşman üzerine koştu, kendisini doğrudan hedef alan mitralyöz Enver Paşa’yı etkisiz kılarak yere serdi. Öldüğünde henüz 41 yaşındaydı, takvimler 4 Ağustos 1922 yılını gösteriyordu.

Semerkant’ın Altın Evi” (La maison dorée de Samarkand) adlı Fransız animasyon filminde Enver Paşa’nın şehadeti…

Paşa’nın naaşını Tacik bir asker alır düştüğü yerden, bir şelalenin oyuğuna götürür. Ailesine de vasiyet eder ve o aile, Enver Paşa’nın naaşını kuşaklar boyu saklar…

Kaynakça

Enver Paşa, Vikipedi

Habererk.com

indyturk.com

Editör.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir